Azı Zarar, Çoğu Zarar: Testosteron

Azı Zarar Çoğu Zarar Testosteron

Baştan bilmen iyi olur: “Testosteronu şöyle artırırsın, böyle yaparsan testosteron seviyesini stratosfere çıkarırsın.” gibi önerilerle gelmedik. Aksine, bizim anlatacaklarımız “Oynama şununla bilip bilmeden, bozacaksın.” gibi bir uyarıya dayanabilir ancak.

Fight Club üyeleri olarak toplandıysak eğer başlıyoruz. Kural 1: Testosteron hakkında konuşabilirsin. Kural 2: Testosteron hakkında konuşmalısın. Çünkü bu bir tabu değil. Hele de bu hormonun seviyesi hakkında konuşmak hiç mi hiç tabu değil. Beyler, testosteron hormonu sanıldığı gibi sadece ve sadece baskın bir maskülenite, daha büyük penis, daha çok kas ya da daha gür sakallardan ibaret bir konu değil. Evet, bedensel gelişimde önemli ve belirgin bir rolü var ama sağlığınız hakkında da pek çok söylüyor, bilişsel yeteneklerle ilgili bile ipuçları veriyor. O yüzden, şimdi biraz testosteron hakkında konuşalım. 

Sakal nasıl oluşur

Testosteron Nasıl Salgılanır?

Testosteron, bir hormon topluluğu olan androjenlerin en bilinen hormonudur. Bu hormon topluluğu da testosteron da hem kadınlarda hem de erkeklerde bulunur. Elbette oransal olarak erkeklerde çok daha fazla bulunduğu ortada. Testosteron, erkeklerde testis ve prostat gibi erkek üreme organları başta olmak üzere vücuttaki kıl yapısında, kas yoğunluğunda, ses kalınlığında da rol oynuyor.

Testosteronun bedendeki üretiminde %90 testislerde gerçekleşiyor. Kalan %10’lık kısımdan da böbrek üstü bezleri sorumlu. Testosteronun salgılanması için ilk komut hipotalamustan çıkıyor. Hipotalamus, hipofiz bezine vücut için gereken testosteron miktarını söylüyor ve hipofiz bezi de “Elçiye zeval olmaz.” diyerek testislere bu mesajı iletiyor. Böylelikle testisler çalışmaya başlıyor ve testosteron üretiliyor. 30 yaşına kadar bu süreç tıkır tıkır işliyor, 30’dan sonra ise üretimde düşüş başlıyor.  

Testosteron Nasıl Salgılanır?

Testosteron Ne İşe Yarar?

Buraları biraz hızlı geçelim ve maddeleyelim istiyoruz:

- Penis ve testislerin gelişimi
- Sperm üretimi
- Cinsel dürtü (Libido - Bu konuya da başka bir yazıda geleceğiz.)
- Ereksiyon ve orgazmın gerçekleşmesi
- Sesin kalınlaşması
- Yüz, kasık, göğüs gibi bölgelerdeki kılların görünümü
- Kas yoğunluğu ve kas gücü
- Kemik gelişimi ve kemiklerin gücü

Şimdi, bu hormonun düşük ve yüksek olmasının belirtilerine de bir bakalım. “Belirtilerine bakalım” diyoruz çünkü bu belirtiler oldukça önemli sağlık sorunları ile ilişkilendirilebilir. 

Testosteron Seviyesi Düşükse Neler Oluyor?

- Küçük testisler
- Sperm sayısında azalma ve kısırlık
- Düşük libido
- Vücutta kıl kaybı, saç dökülmesi
- Kemiklerde güçsüzlük
- Memelerde büyüme
- Sinirli olma hali ve konsantrasyon kaybı
- Depresyon

Buradan “Acil testosteron takviyesi lazım bana!” anlamı mı çıkmalı? Hayır. Bu konuda önce bir uzmana danışılmalı. Çünkü burada mevzu bahis sadece takviyeden ibaret olmayabilir. Dahası, NEDEN takviye gerektiği bilinmiyor olabilir. Belki de testosteron salgısını baskılayan bir başka sağlık sorunu ile hiç farkında bile olmadan savaştığın için testosteron seviyen düşüktür. Belki de bunun tamamen psikolojik sebepleri vardır. Hah, tam da bununla ilgili bir araştırmadan bahsedelim hatta: 

Bir akvaryumda dişi ve erkek balıklar bulunuyor. Ancak erkek balıklar içinde bir ya da iki tanesi çok daha renkli, yüksek testosteron seviyesine sahip ve tüm dişileri de dölleyenler onlar. Bu ortam, daha renkli olan ve dişileri dölleyen erkek balıkların akvaryumdan alınması ile değiştiriliyor. Yani bir nevi dengeler değişiyor, kartlar yeniden dağıtılıyor. Bil bakalım, ne oluyor? Diğer balıklar arasından renkleri parlayanlar ve testosteron seviyesi artanlar oluyor. Yani balıklar statü kazandıkları için testosteron seviyeleri kendiliğinden artıyor.

Bu elbette sadece bir tane araştırma. Statü ve testosteron arasındaki ilişkiyi ele almış olan başka araştırmalar da var. Burada söylemeye çalıştığımız şey sadece; “Testosteron seviyesi düşükse yükseltilmesi gerek tabii ya! Alayım takviyeyi!” gibi bir yaklaşımın olmaması gerektiği. Bir bilene danışmadan hormonlarla oynamamak gerektiği.

Kaldı ki her zaman düşük testosteron seviyesinin kötüye işaret ettiği de gelmesin akıllara. Bazı olasılıkları düşününce iyi bile olduğu söylenebilir. Mesela, prostat kanseri. Testosteron, prostat bezi ve prostat kanserinin büyümesini uyarabilir. Bu yüzden de testosteron replasmanı alan erkeklerin dikkatle incelenmesi gerekir. Tabii buradan da testosteronun prostat kanserine sebep olduğu anlamını da çıkarmayalım ama.

Şimdi madalyonun diğer yüzüne bakalım biraz da; 

Testosteron Seviyesi Yüksekse Neler Oluyor?

Bazı belirtilerin sana çok ilginç geleceğine eminiz. Hemen sıralayalım yine:

- Düşük sperm sayısı, testislerin küçülmesi ve iktidarsızlık (Ta taaa!)
- İdrar yapmada zorlanma
- Prostat büyümesi
- Kalp kası hasarı, kalp krizi riski, karaciğer hastalıkları
- Bacaklarda ve ayaklarda ödem oluşumu
- Yüksek tansiyon ve kolestrol
- Uykusuzluk
- Duygu durumunda dalgalanmalar, sinirli olma hali

Bunların dışında da bazı başka etkileri olan yüksek testosteron seviyesinin, saldırganlığa sebep olduğunu düşünebilirsin. O konuda da bizi 1974 yılında J. Ehrenkranz, E. Bliss, M. H. Sheard’ın yaptığı bir araştırma aydınlatıyor.  

Hapishanedeki 36 mahkum üzerinden bir araştırma yapıyorlar. Bu mahkumların 12 tanesi kronik olarak agresif davranışlar gösteriyor; 12 tanesi sosyal anlamda dominant ama agresif bir davranış sergilemiyor ve diğer 12 tanesi ise ne dominant bir yapıya sahip ne de agresif davranış gösteriyor.

Testosteron seviyeleri açısından bakıldığında dominant olanlarda belli bir oranda yüksek testosteron seviyesine rastlanırken agresif olanlar ve olmayanlar arasında bir testosteron seviye farkı gözlemlenmiyor. Bu sonucun alındığı başka araştırmalar da mevcut üstelik. Yaygın kişilik ölçeklerinde de konuya bakıldığında testosteron seviyesinin yüksek olmasının saldırganlık ile ilişkisi görülmüyor.

Peki, bu testosteron seviyesini artırmak için motive edici bir bilgi mi olmalı? Bizce olmamalı. Hatta, fazla gaza gelen varsa hemen bir araştırmadan daha bahsedelim: Gidon Nave ve Amos Nadler tarafından bilişsel yansımada testosteronun etkisinin ölçüldüğü bir araştırma yapılıyor. Araştırmaya 243 erkek katılıyor. Bu katılımcılara Bilişsel Yansıma Testi’ndeki sorular sorulmadan önce yarısı testoteron jel, kalanı ise placebo jel sürüyor.

Hormonal olarak etkiler iyice belirgin olduktan sonra Bilişsel Yansıma Testi’nde bulunan 3 soru soruluyor. Testosteron jeli kullanan grup araştırmanın sonunda %20 oranında daha az puan alıyor. Yani, akıllarına ilk geleni değerlendirmeden cevap veriyorlar. Elbette bu, testosteron seviyesi yükseldikçe erkeklerin aptallaştığı anlamına gelmiyor. Ancak akla ilk geleni değerlendirme, yanılgıya karşı direnebilme yetimiz üzerinde bir etkisi olabileceğini gösteriyor.

Peki, biz tüm bunlarla ne söylemeye çalıştık? Biliyorsun, hatta hissediyorsun, erkek olmanın özellikle bizim gibi toplumlarda ciddi bir getirisi olabiliyor. Erkeklerdeki karakteristik ya da kişilik özellikleri insan doğasının ve erkek cinsiyetine ait doğal oluşum ve gelişimin önüne geçebiliyor. Eh, işlevine bakınca da “erkek adam” olmaya atfedilen pek çok nitelik testosterondan geçiyor. Bu yüzden de seviyesinin yüksek olması gerektiği düşünülüyor. Yanlış! Sağlığını etkilemeyecek ve bedeninin ihtiyaç duyduğu bir dengede olmalı.

Sözün özü; bilinçsizce hormonların ile oynama. Saç dökülmesi için dermatolog ile görüş; öz güven sorunlarını bir psikolog ile konuş, testislerin gözüne anormal görünüyorsa bir ürologdan randevu al. Fazla testosteron bizi “erkek adam” falan yapmaz ama bilinçli davranmak bizi sağlıklı ve sorumlu bir insan yapabilir.

Bu arada, Instagram’da sorduğumuz sorunun cevabı 47. ;)  

Pazar,Pazartesi,Salı,Çarşamba,Perşembe,Cuma,Cumartesi
Ocak,Şubat,Mart,Nisan,Mayıs,Haziran,Temmuz,Ağustos,Eylül,Ekim,Kasım,Aralık
Stoklar azalıyor. En fazla [max] adet ürün mevcut.
İstek listesine ekleİstek listesinde araİstek listesinden çıkar
Alışveriş sepeti

Sepetiniz boş.

Alışverişe Dön

Siparişinize not ekleyinSipariş Notunu Düzenle
Kupon Kodu

Kupon Kodu

Kupon kodunuz ödeme sayfasında hesaplanır